hz muhammed hayati

hz muhammed hayati

hz muhammed hayati

hz muhammed hayati

Kainatın efendisi, canlar canı, nebiler sultanı Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, yaratılış ve ahlakça gelmiş ve gelecek bütün insanların en güzeliydi. Asırlar boyunca ruh ve gönül temizliğine sahip binlerce evliya, kalem gücüne sahip binlerce edip, tasvir gücüne sahip binlerce şair onun güzelliklerini anlatmaya çalışmışlar, onun sonsuz güzelliğini, olduğu gibi anlatmaktan aciz kaldıklarını itiraf etmişlerdir. Onun yaratılış özelliklerine ait hadis ve seyir kaynaklarından süzdüğümüz bilgiler ve müstesna güzellik abidesinin ancak bir zerresinin, kelime kalıplarına dökülebilir kısmıdır.

Hz. Muhammed-in SAV Kısa Hayatı

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.) ile alakalı tüm bilmeniz gerekenler burada. Kainatın efendisi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem 20 Nisan 571 Yılında Pazartesi günü Suudi Arabistan Ülkesinin Mekke Şehrinde Doğmuştur. Babasının adı Abdullah, Annesinin ismi Amine, dedesi Abdülmuttalip, Büyük babası Vehb, Büyükannesi Fatıma, Anaannesi Berre'dir.

Efendimiz doğduktan sonra dört yaşına kadar sütannesi halime annemizin yanında kalmıştır, bundan sonra altı yaşına kadarda annesi Amine'nin yanında kalmıştır. Annesi ve babasını kaybettikten sonra efendimiz. Altı ve sekiz yaşları arasında dedesi Abdulmuttalib’in yanında kalmıştır dedesi vefat edince. Dedesi ölmeden önce vasiyet olarak amcası Ebu Talib, Bakmasını istemiştir ve Ebu Talib'in evine taşınmıştır.

Efendimiz yirmi beş yaşına geldiği zaman Hz. Hatice ile evlendi. Hz. Hatice evliliği esnasında kırk yaşındaydı ve efendimiz ile evlenmeye karar verişinde en büyük sebep “el-Emin: Güvenilir, dürüst, Sözü doğru, Yanlışı olmayan ” Manasına gelen adından ötürü olmuştur.

Kainatın efendisi Kırk yaşına yaklaştığı zamanlar insanların arasından uzaklaşır kimsenin olmadığı kırsal alanlara ve Hira-Nur dağındaki mağarada kalmaya başladı. Kırk yaşına geldiği zaman 610 Yılı Ramazan ayının bir günü Meleklerin büyüğü olan Cebrail Aleyhisselam Efendimizin yanına gelerek efendimize “Yaratan Rabb’inin adıyla oku!” diye efendimize seslenerek böylece ALLAH c.c. tarafından efendimize peygamberlik görevi verilmiştir,ve vahiy süreci başlamıştır.

Efendimiz 632 Yılında gitmiş olduğu mekke'ye hac görevi esnasında arafat'ta yüz binlerce müslüman'a konuşma yaparak, İnsanlar bakımından çok önem arz eden ve mükemmel içerikler barındıran konuşma yapmıştır. Bu konuşmasına Müslüman'lar “Veda Hutbesi” diye adlandırmıştır. İslam tarihinde çok önemli yere sahip olan bu  “Veda Hutbesi” günümüzde hemen hemen her iş yerinde çerçevelenmiş Yüksek yerlere asılmış evlerde duvarlarda hala yüksek yerlerde durmaktadır.

Hak din islam'ı insanlara ulaştırmış ve  eksiksiz peygamberlik görevini yerine getirdikten sonra. Efendimiz Muhammed Sallallahu aleyhi ve sellam, 8 Haziran 632 Doğumu gibi Pazartesi günü dünya hayatına gözlerini yummuştur. Efendimizin cenaze namazına erkekler, kadınlar ve çocuklar olmak üzere sıra sıra cenazenin bulunmuş olduğu hücre-i saadette kılınmış ve orada toprağa verilmiştir. Hz muhammed hayati.

Hz. Muhammed SAV Mübarek Şemaili

            Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem uzuna yakın orta boylu idiler. Ashabıyla otururlarken omuzları onlarınkinden daha yüksekçe dururdu. Yaratılışı son derece fevkalade dengeli, sıkıca etli, vücudu sağlam ve kendine hakim idi. Karnı göğsüyle beraber olup şişman değildi. Boynu uzun veya kısa olmayıp, kalın veya ince de değil dengeli idi. Boynu düzgün ve parlak olup, gümüş temizliğini andırırdı. Göğsü geniş olup iki omuzları arası açıktı. Kemikleri ve eklemleri irice idi. Bilek kemikleri uzundu. Elleri geniş ve kuvvetli, uzun kemikleri düzgündü. El ve ayak kemikleri mutedil uzunlukta idi. Ayaklarının altı, bastığında ortası yere değmeyecek şekilde çukurdu. Ayaklarının derisi gayet yumuşak olup, kırışık ve pürüzlü değildi. Ayaklarını yıkarken kullandığı su akıp giderdi. Teni gül gibi pembemsi beyaz, nurani ve parlak, ipekten yumuşaktı. Mübarek vücudu daima temiz, kokusu her zaman güzel idi. Koku sürünsün veya sürünmesin teni ve teri en güzel kokulardan daha güzel kokardı. Bir kimse onunla musafaha etse bütün gün onun güzel kokusunu duyar hissederdi.

Mübarek elleriyle bir çocuğun başını sıvazlasa o çocuk güzel kokusuyla diğer çocuklar arasında belli olur hemen anlaşılırdı.  Başı büyükçe idi. Saçları ne düz ne kıvırcık olup, ikisinin arası gayet düzgün ve güzel idi. Saçlarını bazen iki tarafa ayırır bazen ayırmazdı. Uzattığı zaman kulak memesini geçmezdi. Sakalları gür idi. Uzattığı zaman bir tutamdan fazla uzatmazdı. Vefat ettiklerinde saçlarında ve sakallarında yirmi kadar beyaz vardı. Alnı genişçe ve uzunca idi. Kaşları hilal gibi olup, iki kaşı arası birbirinden uzakça ve açık idi. iki kaşı arasında bir damar bulunuyordu ki öfkelendiği zaman kabarıp belirirdi. Çekme burunlu idi. Burun kemiği belirgince ve biraz kavisli olup delikleri küçüktü. Yanakları düzgün ve pürüzsüz olup, ağzı genişçe idi. Dişleri inci gibi olup, daima misvak kullanır, sık sık kullanılmasını tavsiye ederdi. Kirpikleri uzun ve siyah idi. Gözleri büyükçe siyahı tam siyah, beyazı tam beyaz idi.

Efendimiz (sav ) Yüksek Ahlak ve Davranışlarından bazıları

Mübarek yüzü yüzlerin en iyisi idi. Bir şeyi istemedimi derhal yüzünden görülür, bir şeyi beğenince de memnuniyet hissederdi. Bu güzel bünyede zindelik, kuvvetli haya ve müthiş azim bir arada idi. Hisleri fevkalade kuvvetli idi. Pek uzaktan işitir, kimsenin göremeyeceği mesafeden görürdü. Bütün hareketleri mutedil ve ölçülü idi. Bir yere giderken ecel etmez, sağa sola meyletmeden, ağır başlılıkla giderdi. Hızlı yürür, akarak giderdi. Yavaş yürür gibi görünür, fakat beraberinde gidenler süratle yürüdükleri halde ondan geri kalırlardı. Lüzumsuz söz söylemezdi. Her sözü hikmet ve nasihat idi.Herkesin aklına ve idrakine göre söz söylerdi. Güler yüzlü, tatlı sözlü idi. Sohbetinin tadına doymak mümkün değildi. Kalbi yufka idi. Her kötüye şefkat göstermiş, hiç bir kötüye cemaatinden tepmemiş, ona merhametle elini uzatarak ıslahına çalışmış, her zayıfa mürüvvetle davranmış, topluma kazandırmıştır. Kimseye fena söz söylemez, kötü muamele etmezdi. Ona derdini anlatmaya gelen kim olursa olsun sözünü kesmez, sonuna kadar dinlerdi.

Yumuşak ve alçak gönüllü idi. Kendine yapılan şakaları anlayışla karşılar, gerektiği zaman kesinlikle yalan katmamak suretiyle şakalarına iştirak eder, bu konuda da onlara örnek olurdu. Peygamberliğine mahsus ciddiyet ve vakarını ashabıyla kendisi arasında duvar yapmamıştı. Bunlarla beraber O heybetli ve ağırbaşlı idi. Onu gören bir kimse hemen heybetine kapılır, yakın olan ise derin sevgisine tutulurdu. Gülmesi tebessüm idi. Onunla sohbet eden kimse can u gönülden aşık olurdu. Hz muhammed hayati.

hz muhammed hayati Sözleri

Akrabasına itina eder,fakat dinen onlardan ileri derecede olanlara daha fazla değer verirdi. hizmetkarlarını pek hoş tutardı. kendisini ne yer ve ne giyerse onlara da onu yedirir ve giydirirdi. insanlarına yıkık kalblerini yapmaya, gönüllerini hoş etmeye düşkündü. üzgünleri teselli etme fırsatını gözler, onları incitmez, küçük büyük bütün ashabını arar sorardı. ister tanınan,  ister sıradan bir insan olsun, hepsini birbirlerine gözettirir, müsavi tutardı. fakir , zengin ayırt etmeden kim davet  ederse etsin icabet ederdi. karşılaştığı bir kimseye ilk selam veren o olurdu. hususi olarak çocuklarını yanına gider, onlara da selam veridi. öfkeden bütün gücüyle sakınır ,şayet öfkelenirse üzerinden atmak için namaza ayakta ise oturur, oturuyorsa yan tarafına uzanır, öfkeli iken bir harekette bulunmaktan sakınır, kendine hakim olur.

Hiçbir kimse onunla beraber olmaktan şikayet etmemiştir. Resulullah'ın hüznü daimi tefekkürü aralıksız idi. rahatı yoktu zaruret olmaksızın konuşmazdı. sükunet hali uzun sürerdi.Bir söze başlayınca yarım bırakmadan tamamlayarak bitirirdi.Birçok manaları birkaç kelimelerde toplar öyle söylerdi. sözleri tane tane idi.Ne lüzumundan fazla ne de az idi. yaratılış olarak yumuşak olmakla  beraber gayet salabetli idi, haybetli idi. Ni'meti daima büyük tanır, çok az bile olsa zemmetmez, medih  de etmezdi.Öfkelendiği zaman yerinden kalkamazdı. Kakk'a itiraz edilmesini haricide öfkelenmezdi, hak yerini bulunca öfkesi giderdi. hiçbir zaman kendisi için öfkelenmezdi. kendini müdafa da etmezdi.

Bir şeye işaret edeceği zaman elini tamamıyla işaret ederdi. Bir şeyi beğendi zaman elini hareket ettirir, konuşurken sol elini baş parmağına sağ elini avucuna vurarak konuşurdu. Öfkelendiği zaman yüzünü çevirir,sevdiği zaman gözleri küçülürdü. En fazla gülmesi tebessüm idi. O yalnız olduğu bir yere ancak izin istedikten sonra girerdi. Evine geldiği zaman da evde kalcağı müddeti üçe bölerdi birini Allah'a ibadete diğerini ailesine, üçüncüsünü de kendisine ayırırdı zamanını seyin bırakmazdı.Onun yüksek ahlakı cümlesinden olarak, fazilet ehlini de dinde ileri olanları değerlerinden üstün tutardı. Ona gelenlerden kiminin bir, iki,kiminin,üç veya daha fazla derdi bulunurdu. Onlarda meşgul olur, daima iyiliklerine çalışır, istifade edenleri bu duyduklarını gerektiği yerde zikretmelerini ister ve şöyle buyururdu :''bu mecliste bulunan duyduğunu burada  bulunmayanlara ulaştırırsın. Bana  derdin anlatmak için gelmeyen gücü yetmeyenler varsa onlara haber verin.kim sultana derdini ulaştırmaya gücü yetmeyen birini haber verirse, sultanın derdini ulaştırmaya gücü yetmeyen birini haber verirse, sultanın huzurunda ancak o kimsenin derdi söylerse Allah onun ayaklarını kıyamet gününde sabit kılar.''Herkez onun yanına kendisi ya bir kardeşi için hayra vesile olmak maksadıyla gelir, yanından büyük bir zevkle ayrılır, bir başka hayra koşardı.

Resulullah  sallallahu  aleyhi ve selem,lisanını ancak kendini alaklandıran  bir iş için saklardı. insanlar daima birbirine ısındırır,birbirinden  soğutmazdı her bir toplumun şereflisine ikram eder, aziz tutar ve onu onlara başkan yapardı.Hiçbir kimseden tebessümünü esirgememekle beraber insanlara karşı daima ihtiyatlı davranırdı. Herkese kaşı güzel ahlaklı idi. Ashabına daima araştırır, insanlara arasında dönen hadisleri takip ederdi. Güzel bir hareketi takviye eder, teşvik eder,çirkin bir hareketi de kınar ve ondan sakındırırdı. Her işi mutedil idi. birbiriyle çelişki arz eden hareketleri yoktu. İnsanların gaflete düşüp haktan kaymaları korkusuyla onlardan habersiz kalkmazdı. Her bir hal ve   harekete karşı doğruyu gösterme isti'dadı onda vardı. Hakta kusur etmez ve teviz vermezdi. Onun arkasındaki insanlar insanların en hayırlıları dır. Onun yanında en üstün insan dine en çok hizmet ederdi. Onun katında insanların en üstün derecede olanı kardeşlerine yardımı en güzel olanıdır.

Resul-i Ekrem sallallahu eleyhi ve selem, ALLAH'ı zikretmeden ne oturur ne oturur ne de kalkardı. Mescide her yerine yerine oturur belirli bir yerine oturmanın adet edilmesini söylerdi. Bir topluluğa varınca neresi boş kalmışsa oraya oturur herkesinde öyle yapmasını emrederdi. Onunla oturanların hepsi de kendisini Resulullah yanında en kıymetli olduğunu zannederdi. Bir kimse onunla oturur , yahut bir ihtiyacını arzetmek  üzere ayakta konuşmaya tutarsa onu sabırla dinler, o kimse ayrılmak istemedikçe Resulullah bırakıp gitmezdi. Kim ondan bir ihtiyacını isterse onu yerine getirmeden yahut en azından bu konuya dair münasip bir söz söylemeden bırakmazdı. O herkesin derdini dinleyen sanki babaları idi. Herkes hakkın yerini bulması konusunda onun yanında müsavi idi. Mecliste konuşulan her şey itina ile muhafaza edilir, ifşa edilmezdi. Onun ashabı'da bir birlerine saygılı. Üstünlükleri takvaya bağlı, mütevazi, büyüklerine saygı, küçüklerine şefkat gösteren, ihtiyaç sahiplerini kendilerine öncelik edip terci eden, garibi mazlumu koruyan kimselerdi. hz muhammed hayati.

Daima güler yüzlü idi. Muamelesi insanı hiç sıkmazdı. Hareketleri yumuşak idi. Ahlakı hiç incitici değildi. Sert ve kaba değildi. Yüksek sesle konuşmazdı. Kötü söz söylemezdi. Kınayıcı, hata, arayıcı değildi. Çok mizah yapmazdı. istemediği bir şeyin üzerinde durmazdı. Ondan bir şey isteyen ümidsiz  kalmaz, ondan hayır uman zannında yanılmazdı. Üç şeyde kesinlikle  kaçınırdı: Münakaşa, çok konuşmak kendini ilgilendirmeyen şeylere uğraşmak. İnsanlar hakkında üç şeyden kesinlikle kaçınırdı: kimseyi yenmezdi, kınamazdı, gizli hallerini araştırmazdı.  Sevabını  umduğu şeyler haricinde konuşmazdı. Konuşmaya başladığı  zaman meclisindeki bir hal tutar, sanki başlarında kuş varmış gibi hareketsiz kesililerdi O konuşmaya başladığı zaman hepsi susarlar, o sözünü bitirmedikçe konuşmazlardı. Onun yanında hiçbir surette birbiriyle münakaşa etmezlerdi. Ona bir arzedeceği olanlar görüşmeyegeliş sırasına göre arzederlerdi.

Onların güldükleri şeye oda gülerdi onların teaccüb ettikleri şeye o da teaccüb ederdi. Uzaktan gelmiş bir kimsenin mesala konuşmasınındaki bozukluğunu anlatım noksanlığını sabır ve müsamaha ile karşılar, fakat ashabı bu gibi durmlarda sabırsızlanırlar oda onlara şöyle buyuruyorlardı'' böyle bir ihtiyac sahibini gördünüz zaman ona yardımcı olunuz '' övgüyü yerli yerince yapan kimse müsten, bir övgü kabul etmezdi. Huzurunda konuşan hakta kaymadıkça sözünü kesmez, sabırla dinlerdi. Böyle bir  kimsenin sözünü kesecekleri zaman ya sözle ikaz eder, yahut aya kalkardı sükutunun dört esası vardı : illim,dikkat,taktir,ve tefekür taktiri şöyle idi: Önce bir şeyi bütün yönleri ile inceler insanlardan duyduklarını değerlendirirdi tezekkürü yahut tefekkürü  kalıcı ve geçici özelikler üzerinde idi.

Hillim ve sabır Resulullah'ta daima beraber bulunur, onu öfkelendirmez, korkuya da düşürmezdi dikkattinin de dört esası vardı : Önce bir şey en güzelini seçer, bununda em dünyada em hayrette en güzel olmasına dikkat ederdi .Bir şeyin en güzelini seçmesi buna uyunması içindi çirkinin bırakırdı. Herkezin bundan vazgeçilmesini isterdi. Ünmmetinin en fazla hayrına olacak şeyyi arardı. Bununda em dünyada en hayrette makbul vasıfta olmasını gözetirdi burada özetlemeye çalıştığmız yüksek ahlak ve davranışlar ve Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve selam' in sünet- i  seniyyesine, yani yüksek ahlak ve davranışlarına bütünüyle uymaktır. bu yoldan istifadenin temel şartı budur. Hz muhammed hayati

Efendimizin müslümanlara son seslenişi olan " Veda Hutbesi " sayfamızı ziyaret ederek göre bilirsiniz.

Bilgilendirme: Lütfen eksik gördüğünüz veya yanlış gördüğünüz yerler olursa bize alt kısımda bulunan yorum yerinden yazarak bildiriniz. Lütfen bizlere yorum yazmayı unutmayınız desteklerinizi yorumlarınız'da bekliyor olacağız. hz muhammed hayati ve daha bir çok şey.